Seküler Dünya Atlası Geleneksel Ekol Açısından Modernizm Eleştirisi

Haziran 17, 2017
Seküler Dünya Atlası  Geleneksel Ekol Açısından Modernizm Eleştirisi

Modernizm, gerek sözlü gerek yazılı olsun, bugünü ve büyük ölçüde geleceği ilgilendiren birçok tartışmanın ağırlık merkezinde kendine yer bulmaktadır. Konunun kapsamca geniş olması bu tartışmaların felsefi, dinî, politik veya başka bir zeminde ele alınmasını mümkün kılmaktadır. Bununla birlikte Geleneksel Ekol’ün yaptığı modernizm eleştirisi tam olarak ne felsefî, ne dinî, ne de politiktir; onların modernizme getirdiği eleştiri diğer bakış açılarından ve eleştiri kiplerinden büyük ölçüde farklı olarak “Sophia Perennis” bakış açısına dayanmaktadır.
Geleneksel Ekol’ü çağdaşlarından ayıran en temel karakteristiklerinden birisi, modern dünyaya karşı sergiledikleri tavır ve ona getirdikleri eleştiridir. Gerçi modernizm eleştirisi bizzat modern dünyanın içinde de mevcuttur. Fakat bu eleştiriler bu ekol tarafından son tahlilde kendisi de modern olan bakış açılarından yapılan modernizm eleştirileri olarak değerlendirilmiştir. Onlara göre bu bağlamdaki eleştiriler modern dünyanın varoluşunun devam etmesinde başat rol oynayan düsturların reddini gerektirmeyip daha çok bir tür restorasyon mahiyetindedir. Diğer taraftan Geleneksel Ekol, modern dünyanın tümüyle inkâr ettiği bir perspektiften olayları değerlendirmektedir.
Söz konusu ekole mensup düşünürlerin ortak noktalarından biri Hint, Çin, İslam, Hristiyanlık gibi büyük geleneklerin ezoterik olarak adlandırılabilecek yönleriyle ilgileniyor olmalarıdır. Gerçi gelenek veya daha özel olarak Doğu metafizikleriyle ilgilenen sadece Geleneksel Ekol değildir. Doğu’nun dili, kültürü, inançları ve metafizikleriyle ilgilenen ekollerden biri de Oryantalizm Ekolüdür. Oryantalist perspektif de modernizmi eleştirmiştir; ancak bu eleştirileriler kısmidir, paradigmanın en temel ilkelerine yönelik değildir. Bu bağlamda modern paradigmanın temel direklerine ya da candamarına yönelik değildir. İki ekol arasındaki tek ortak nokta, her iki durumda da Doğu’nun söz konusu olmasıdır. Bakış açıları ve metotlar temelinde değerlendirildiğinde aralarında hiçbir ortak payda yoktur, bilakis tezatlar vardır.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir