Kül Bir Şehidin Gerçek Hayat Hikayesi

Haziran 17, 2017
Kül  Bir Şehidin Gerçek Hayat Hikayesi

“Atış serbeeeest!”
“Bir anda mermiler, el bombaları patlamaya başladı. Keskin bir barut kokusu sardı tepeyi. En önde gelen gafil avlanmıştı ama diğerleri anında sipere yattı. Aras, seçtiği hedefe seride on beş mermi boşalttı. Bu aynı zamanda Yusuf’un da intikamıydı. Komutan, karartıların etrafını sarmaları için talimat verdi. Kenarlardaki erler tam siper sürünerek yedi kişilik düşman grubunu hilal pozisyonunda kıskaca aldılar. Artık atış serbestti, mermiler vızıldayarak bedenleri yalayıp toprağa saplanıyor, izli mermilerse ortalığı gündüze çeviriyordu. Teröristlerin mevzilendiği çalılık alan adeta cehenneme dönmüştü.”
Bambaşka şehirlerde dünyaya gelen çocukların doğuda kesişen hayatları… Doğumuyla ailesine mutluluk getiren Aras, dünyaya gözlerini babasız açan Fırat, doğuştan dürüstlük ve mertlik timsali Yusuf… Ve bu üçüyle bambaşka bir şekilde karşılaşacak olan, güneydoğulu, fakir ve kalabalık bir ailenin son çocuğu Miran… Teröristlerin korkulu rüyası, askerlerin hocası ve aynı zamanda babası gibi olan kahraman bir yüzbaşı…
…ve roman kahramanı Aras’ın aşık olduğu ama bir türlü kavuşamadığı Sevgi…
3 Kasım 2005 tarihli Milliyet gazetesinin manşetinde “Şehit oluyorum baba, hakkınızı helal edin!” başlıklı bir haber vardı… Aynı gün Hürriyet gazetesinin manşeti de “Baba vuruldum, şehit oluyorum!” şeklindeydi… Sabah, Star, Vatan, Akşam gazeteleri başta olmak üzere hemen hemen tüm yazılı ve görsel medya bu haberle ve bu haberin içeriğiyle doluydu…
Bu kitap, o günkü manşetlere konu olan gerçek hayat hikayesinin romansı dille anlatımıdır.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir